Huseyin Akkaya
    Mehmet hoca(evci) nin baslattigi GARRAN lar tartismasi daha dogrusu garranlarin soyunun nerede geldigi, sorunu üzerine ve bugünkü durumlari hakkinda bende düsüncelerimi anlatmaya calisacagim.Umarim katki saglar.

     Ben GARIN torunlarindan KÜCÜK ALI nin torunuyum. Hasan Akkayanin ogluyum.

     KÜCÜK ALI nin kardesi BÜYÜK ALI ile birlikte gelir dügünyurduna yerlesirler.KÜCÜK ALI daha sonra gelir GÖNCÜ ye yerlesir.Saklanmis desek daha dogru olur.Cünkü çalilik kuytu bir yeri kaziyarak bir siginak yaparlar.Bu siginakta yasamini sürdürmüs.Zamanla genisleyerek etrafina evler yapilmis.Askere dahi gitmemis.KÜCÜK ALI nin 3 oglu 1 kizi vardir.Bunlarda herkes tarafindan bilinmektedir. RAHIM MEVLÜT HASAN VE ZALGE.Soy agacini daha genis bir arastirma yaparak ortaya cikarmak gerekiyor.bugün burada ona deyinmeyecegim. Daha dogrusu bildiklerim yeterli degil.

     Basta dedem olmak üzere garranlilar hep bir seylerde kaçarak hatta birbirleriylede iliskilerini kopararak gelisip çogalmislar.GARIN kendisinin akçadaga gelip yerlesmesi bile, bir seylerden kactigini gosteriyor.GARRAN larin nerede gelip akçadag bölgesine yerlestikleri net olarak bilinmemektedir.çesitli görüsler mevcuttur.Kimilerine göre irandan gelip tunceli bolgesine yerlestiler ve daha sonra dagildilar.Bana göre bu yanlis, Iranda gelmis olsalardi kürt olmazlardi.
    Garranlar alevi ve kürtmüydü, yoksa Türk akademisyenlirinin dedigi gibi "kürtlesmis türklermiydi" bunu ele alip incelememiz gerekiyor. Kürtlesmis türkler deyimi osmanlilar döneminden beri söylenen ve kürtleri, özellikle alevileri, türklestirmek için yapilan teorilerdir. Günümüzde de Ecevit gibi politikacilar ayni seyi söylemektedirler. Hatirlanacagi gibi Ecevitin ve buna benzer politikacilarin "kürt yok, kurt var demesi" osmanlilar dönemindeki alevilere yapilan türklestirmenin bugünkü devami oldugu açikça görülmektedir. Bir çok kaynaklarda edindigimiz türk tarihçilerinin alevileri nasil türklestirmek istediklerini (kürt olduklari halde) su sözlerle "kürt yada zazaca konusan türkmenler, kürtlesmis türk göçmen türkmen kürtler" yada "konar göçer türkmen" gibi yakistirmalar ta osmanli öncesinden beri ve osmanlilarla katilasan alevi kürtler üzerindeki baskilarin yogunlastigi görülemktedir ve TC ile devam eder. Yani burada anlatmak istedigim, bütün türk tarihçilerinin ve bazi alevi ve kürt oldugunu söyleyen ve türklügü elde birakmayan tarihçiler, yazarlar, bilimciler ve bugünkü kendini bilmez aleviler tarafindan idda edilen alevilerin, özelliklede Garranlilarin, Iran Horasanda geldigini ve türk oldugunu soyleyenler, sonradan zazaca ve kürtçeyi ögrenerek, kürtlestigini idda edenler, bugünkü ve dünkü osmanlilarin etiksi altinda kalanlardir. Garranlar kürt ve alevidirler, yani Iran Horasandan gelme degil , bizzat kendi topraklarinda yetisip gelisen bir nesildir. Bu topraklar üzerinde yetisip gelisen bu nesil, daha sonra türk beylikleri tarafindan türklestirilmek için büyük çabalar sarf edilimsitir. Osmanlilarla birlikte bu çabalar kismi olarak basari elde etmistir. Bugün, bir çok alevinin kendisini türk olarak göstermesi osmanlilarin, alevileri türk oldugu politikasinin sonucunda etkilenmesidir. Türk akademisiyenlerin, dedigi su sozleri unutmayalim : "Kürtçe , zazaca konusan alevilerin çogu türkçe asiret adi tasiyorlar", " Kürtçe ve zazaca konusan aleviler ikili kimlik tasiyorlar", "Dersimliler kürtlestirilmis yada zazalastirilmis kizilbas türk asiretleridir". Bu sözlerin hepsi ve buna benzer onalarca hatta yüzlerce osmanli ve türk yazarlarinin veya akademisiyenlerin sözlerini bir çok kaynakta ve bundan daha vahim görmek mümkündür. Bütün bunlari aktarmamdaki neden düsmanlarmizin bizi türklestirmek için ne kadar çaba sarf ettiklerini yazili yada sözlü  olarak bize göstermistir. Biz Garranlilar olarak, türk olmadigimizi yada turkmen olmadigimizi , kürtçeyi sonradan ogrenmedigimizi, kürtçenin asil dilimiz oldugunu çok iyi biliyoruz. Garranlilarin, GARRE dedigimiz dedemizden itibaren (çünkü ondan öncesini bilmiyoruz) soyumuzun bugün avrupalara kadar gelip bilinemesi gerektigi ve o soydan olanlarin birbirleriyle kaynasip bulusmasi dayanismasi gereklidir. Bugün bizleri kürtçeyi sonradan ogrenmis kürtler olarak yada aleviler olarak göstermek isteen, herkes bilmelidirki biz KÜRDÜZ. Eger türk olsaydik , türk burjuvasinin dedigi gibi kürtçeyi sonradan ogrenmezdik. Kürt oldugumuz açik ve net olarak ortadadir.
    Bütün bunlari anlatirken kürt oldugumuzu sizlere anlatmaya çalisiyorum. Agcasarlilarin veya baska kendini bilmezlerin deggi gibi, biz türk soyundan gelmiyoruz. Biz gerçek kürt ve aleviligi benimsemis insanlariz. GARRE denilen dedemiz malatyanin Akçadag ilçesine daglik köyüne yerleserek kendi adina aldigi Garranlilar köyü, bugünku adiyla Ikinciler köyü, bizim esas soyumuzun merkezidir.
    Bu soyumuz Garranin ogullarindan, Hüseyinlerin, çesitli nedenlerden dolayi oradan ayrilmasiyla baslayan, ve Afsinin çesitli bölgelerine yerleserek, kendini kamuflaj etmistir. Bu kamuflaj dedigimiz, oradan kaçip buraya gelme olayi, tamamen osmanli devletinin baskisi sonucudur. Bunu açikça görmekteyiz. Igdemlige yerlesen Garranlilarin soyundan gelen, Hüseyinleri Göncü ye yerlesen Ali leri (Büyük ve küçük Ali) görmekteyiz. Simdi ben burada herkesin bildigi Garranlilarin soyunun küçük bir kismini Akçadagdan gelip Afsin bölgesine yerlestigini biliyoruz. Benim burda anltamk istedigim, Garranlilarin bu bölgede nedne birbirlerine sayip çikmadigidir. Igdemlik, Gözpinar köylerini bir taraf birakacak olursak, ben Göncülü bir Garranli olarak, birbirimize yaklasimimizi normal bulmuyorum. Baska asireytlerin veya da baska soylarin, birbirlerine olan destegi, ki Garranlardan büyük bir soy veya asiret Afsin bölgesinde görmüyorum. Buna ragmen bu büyük asiret veya soy, kendilerine karsi savunmaci veya birlesici bir rol oynamadigini görmekteyim. Halbuki feodal iliskilerin agrilikta oldugu bir dönemde, birbirlerini korumayan, birbirlerine destek olmayan bu kabile yada soyun durumunu anlayamiyorum. Halbuki bu güçlü kabile birbirine destek olsaydi vede birbirni destekleseydi Afsin bölgesinde hiç bir güç bunlari yenemezdi. Ama görüyorumki , degisik kölerde kalan Garranlilar birbirlerine destek olmadiklari için hep baskalarinin baskisi altinda kalmistir.Ben bir Göncülü olarak Garranlilarin en küçük insani olarak hep yanliz kalmisimdir. Ne amcalarimdan ne Gözpinarlilardan , nede Igdemliklilerden bir destek görmemisimdir.Bunlari size anlatirken, sunu anlatmaya çalisiyorum  : GARRE dedigimiz dedemiz, osmanlilara bas kaldiran, ve bu bas kaldiri sonucundan Afsine yerlesen bir insandir.Ama ne yazikki bu bas kaldiri geleneyi Afsin bölgesindeki Garranlardan cok zayiftir. Ben çok özlemisim, Garranlilarin birbirlerini desteklemsini, Afsin bölgesinde hakimiyete geçirilmesi ve adini Afsin bölgesinde duyurmasini üzülerek söyluyorumki birbirlerine sayip cikmamistir. Ben Göncüde yanliz kalmisim dönem dönem Gözpinardaki Gavrolarin bize destek oldugunu söyleyen haberlerin gelmesi beni çok mutlu etmistir.Karsimizdaki bizi baski altinda tutan sülalenin üzerinde büyük etki yaratmistir. Bu benim çocukluktan beri kafamin içinde yer eden büyük bir destektir. Her ne kadar Gavrolar Göncüye gelmesede fiili olarak bizi desteklemesede bu tür haberlerin gönderilmesi bile bizim için büyük bir akraba destegidir. Soyumuzun nerde geldigini asaga yukari bilmekteyiz, kürdüz ve aleviyiz. Igdemlikteki Nurolar benim çok yakin soydaslarimdir. Nurolularin bugünki çoçuklarida görebildigim kadariyla devrimci ve cana yakin insanlardir ama ben bunlari bugün görebiliyorum. Dün Göncü de kaldigim süre içerisinde benim yanlizligimi kelimelerle anlatamam. O yüzden sunu anlatmak istiyorum : bu Garranlar dedigimiz büyük sülale neden birbirine sayip çikmamisitir ve neden birbirine destek olamistir. Gördügüm kadariyla bu sülale birbirlerine destek olmaktan ziyade hep birbirlerinden kaçmislardir. Hatta bugün birbirlerini tanimiyorlar, bunuda bilmek hakkimizdir : Niye biz birbirmize sayip çikmiyoruz, niye birbirimize destek olmuyoruz, bu sorularin cevabini her Garranlilarin vermesi gerekir. Burada sunu çok samimiyetle söylemek istiyorum, her Garranli kendi düsüncesini bu siteye yazsin düsüncelerimizi paylasalim, tanisalim gelecek günlerimizi, geçmiste çikardigimiz derslerle iyi yönlere kanalize edelim. Simdilik yazacaklarim bu kadar, gelecek zamanda sizlerde gelecek cevaplar üzerine daha genis bir yazi yazacagim.